Sonunda çok beklenen The Protector 2. Sezon incelemesini yazıyorum demeyi çok isterdim ama ne yazık ki kimsenin herhangi bir umut beslemediği ve popülerliğini kaybetmiş bir dizi olan The Protector dizisini inceleyeceğim. Çünkü bu kötü durumu birilerinin dile getirmesi gerektiğini düşünüyorum. 2.sezonu yaklaşık üç ay önce izlememe rağmen üzerimde bıraktığı olumsuz izlenimle direkt olarak yazmak istememiştim. Ancak yazmak için tekrar notlar alırken fark ettim ki olumsuz duygularım biraz olsa bile azalmamış.
Normalde spoilerlı inceleme yapmayı çok tercih etmiyorum. Ama bu yazıda spoiler yemenizin sizi çok etkileyeceğini düşünmüyorum. 1. Sezon için inceleme yazısı yazdığımda eksiklerin olmasına rağmen gelecek sezonlara umutla baktığımı ve bir şans verilmesi gerektiğini dile getirmiştim. (Buraya tıklayarak 1. Sezon incelemesini okuyabilirsiniz.) Ancak 2. Sezon o kadar felaket bir sezon olarak karşımıza çıktı ki 1. Sezon bizim için bir şahesermiş izlenimi yarattı. Diziyi izlerken çok sinirlendim çünkü ellerinde çok güzel işlenebilecek bir konu varken nasıl bu kadar ters etki yaratabildiklerini anlamak mümkün değil. Netflix, 1. sezonun ilk dört haftada yaklaşık 10 milyon izlendiğini duyurmuştu. Hazır elinde böyle bir kitle varken neden izleyiciyle alay eden bir senaryoyla yeni sezon çekersin anlamış değilim. Gelelim izleyicileri çileden çıkarmayı başaran kısımlara…
Kurgu Hataları
Yeni sezonda Hakan‘ın ağabeyi rolünde Engin Öztürk’ü görüyoruz. Daha aralarında herhangi bir bağ oluşmadan Hakan “Sen ağabeyimsin, ailemsin, her şeyimsin.” kafalarına girerek onun için fedakarlıklar yapıyor ve sonunda kandırılarak elindeki sihirli gömlekten oluyor. Ağabeyi karakterini bize doğru düzgün işlemeden böyle bir moda girilmesi çok yapmacık duruyor. İzleyen herkes bu karakteri ilk gördüğünde böyle bir şey olacağını tahmin edebiliyor. Hakan gömleği kaptırınca ölümsüzlerle olan bu çatışmada vuruluyor ve sadık olanlar ölümsüzlere üstüne basa basa yazıyorum “ölümsüzlere” silahla karşılık veriyorlar. Ek olarak, sahne orada bitiyor ve Hakan’ı gizli yerde tedavi edilirken görüyoruz. Nasıl kurtulduklarını sorgulamıyorum bile… (Sahneyi buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.)
Dizi ne zaman konu anlamında bir çıkmaza girse anında yeni bir bilgi çıkarıp konuyu onun üzerinden işlemeye çalışıyor. Bunun yerine önceki bölümlerde birkaç bilgi kırıntısı verip ilerleyen bölümlerde bunu işlemiş olsalar bu yeni bilgiler bu kadar havada kalmayacak. Ama bir süre sonra bu işleyiş saçma bir hal almaya başlıyor. Dizi konu olarak sıkıştığı bir noktada eğer muhafız soyundan biri ölümsüzle aşk yaşarsa muhafızın bütün güçleri etkisiz oluyor bilgisi yardımı koşuyor.
Aynı zamanda Hakan’ın ağabeyi daha on saat önce tanıştığı bir kadına, Faysal’ın eşine, sırılsıklam aşık oluyor ve Hakan tam o sırada Faysal’ın kafes tuzağına yakalanıyor. Hakan’ın kafesten muhteşem(!) kurtuluşu konusundaki yorumu size bırakıyorum. (Sahneyi buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.) Sonrasında Faysal, Hakan’a zarar verebildiğini fark edince karısının onun aldattığını anlıyor ama fırsat yakalamışken muhafızı öldürmek yerine hançeri fırlatıp kaçıyor. Mantıksız sahnelerin yanı sıra beni en çok rahatsız eden şey ise birinci sezonda dahil olmak üzere sürekli birinin “Sadık kurallarına uymalıyız.” cümlesini duymak oldu. Açıklayın bu kuralları da biz de öğrenelim artık.
Çekim Hataları
İddia ediyorum eğer oyuncular doğaçlama olarak senaryodan bağımsız bir sezon çekseydi eminim bundan çok daha iyi olurdu. Hadi senaryoyu düzenlemek için vaktiniz yoktu ve bu mantıksız senaryoyu bize izletmek zorunda kaldınız anladık. Peki, çekilen bir sahnedeki bariz bir hata nasıl fark edilmemiş anlamış değilim. Leyla karakteri üzerinde bir mayo ile bir sahnede düşmeye başlarken sahnenin ortasında içinde dizine kadar giydiği bir içlik belli oluyor ve sonrasında yerdeyken tekrar mayoyla görünüyor. Bu amatör bir hatayı kabul etmek mümkün değil. 1. Sezonda da Hakan önünde ayna olan bir yerde otururken arkadan biri gelip onu bayıltıyordu. İlk sezon olduğu için bunu dile getirmek istememiştim. Ama Hakan’ın baktığı açıdan gelen kişiyi görmemesi imkânsızdı.



Netflix’in Gizli Planı
Yapımcıların Türk dizilerinin televizyon kitlesini baz alarak biz ne yaparsak yapalım nasıl olsa izlenir mantığıyla hareket etmeleri çok yanlış olmuş. Çünkü TRT izleyicilerinin aksine Netflix üyeleri, yabancı dizi kültürüne hakim, kurgu ve efekt doygunluğuna ulaşmış bir kitledir. Bu yüzden böyle bir senaryo ile onların akıllarıyla dalga geçerseniz 2. Sezon izlenme sayılarını açıklayamayacak duruma düşersiniz. Hatta 2. Sezon verilerinin açıklanmamasını geçtim, dizinin paylaşıldığı günden beri hakkında doğru düzgün tweet bile atılmaması bunu doğrular niteliktedir. Ama Netflix’in böyle bir stratejik hata yapmayacağını umarak aslında arka planda Türk izleyicisinden daha büyük bir kitleyi hedeflediğini düşünmekteyim. Orta Doğu’da çok ciddi bir pazar var ve Türk dizilerinin bu pazarın büyük hakimlerinden olduğunu biliyoruz. Muhteşem Yüzyıl, Medcezir, Adını Feriha Koydum dizileri bu ülkelerde çok popülerken bu dizilerin oyuncularının The Protector dizinde baş rolleri paylaşmaları bana pek tesadüfmüş gibi gelmedi.
Yabancıların Yorumları
Dizinin 1. Sezonu çıkalı daha 3 hafta olmuşken İsveç’te orta yaşlarda bir adamla tanışmıştım. İstanbul’dan geldiğimi söyleyince bir an mutlu olmuştu ve Hakan Muhafız dizisini biliyor musun diye sormuştu. Bakın The Protector diye sormamıştı, Hakan Muhafız demişti. Sonrasında dizideki görüntüler sayesinde İstanbul’u çok merak ettiğini, en yakın zamanda gelmek istediğini söylemişti. Yaşadığım bu olay, ülkemizin reklamı için Netflix platformunun ne kadar önemli bir fırsat olduğunu göstermişti. Ancak bu şansı çok iyi değerlendirdiğimiz söylenemez. Özellikle fragmanın yayınlandığı youtube videosunun altındaki yorumları dikkatli okursanız yabancıların ilk sezonu beğendiğini ancak ikinci sezonu mantıksız bir sezon olarak nitelendirdiklerini görebilirsiniz. İkinci sezon için bazı olumlu yorumlar da mevcut ancak bu yorumları yapan kişiler de Orta Doğu’da yaşan kişiler. Bu da az önce yukarıda bahsettiğim Netflix’in asıl amacını doğrular niteliktedir.
BluTv ve Puhutv’nin çok daha az bütçeyle daha kaliteli yapımlara imza attığına tanık olduk. Netflix, The Protector 2. sezonuyla beraber çok net bir şekilde sınıfta kalmıştır. Bu durum Beren Saat’in baş rolünde olacağı Atiye ve fragmanı yeni yayınlanan AŞK101 dizisi için beklentilerimizi düşürdü. Umarım bu diziler için ilerde çok daha güzel yorumlar yaparız.
Bonus
Dizinin 2. Sezonunun ilk tanıtımını Cüneyt Arkın ile yaparak izleyicileri heyecanlandırmışlardı. Ancak dizide böyle bir sahneye ya da Cüneyt Arkın’a rastlayamadık. Bu bonusu da hayal kırıklığı zincirine ekleyebiliriz. Cüneyt Arkın’lı fragmanı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.