Mucize Doktor ile Otizme Farkındalık

Mucize Doktor ile Otizme Farkındalık

2 Nisan 2020 0 Yazar: Serkan Saglam

Günümüzde otizm kelimesinin sözlük karşılığını bilmeyen insan sayısı çok azdır. Asıl sorun bu kelimenin anlamının davranışlarımıza ne kadar yansıdığını fark etmekten geçiyor. Bu yüzden, son zamanlarda bu konuyu sıkça gündeme getiren Mucize Doktor dizisi üzerinden birkaç detaya değinmek istedim. Eğer Mucize Doktor dizisi hakkında detaylı bir inceleme okumak istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Çocukların ve Velilerin Davranışları

Otizim ve Savan Sendromuna sahip olan Ali Vefa karakterinin ilk olarak çocukken arkadaşları arasında dışlandığını izledik. Ali’nin tüm zorluklara göğüs gererek doktor olması gerçekten etkileyiciydi. Ancak Ali’nin hissettiği yalnızlık hissinin ve insanlara uyum sağlayamama sorunun en büyük nedeni çocukken arkadaş ortamında karşılaştığı zorbalıklardır. Evet, çocuklar bazen çok zalim olabiliyorlar. Yaptıklarının ne kadar kötü bir davranış olduğunun farkına olmayabiliyorlar. Peki, aileler çok mu masum? Çok uzağa gitmeye gerek yok, geçtiğimiz kasım ayında çok rezil bir habere denk geldik. Kusura bakmayın, rezil kelimesini kullanmak zorundayım çünkü “Otizmli çocukları istemiyoruz” diyerek slogan atan velileri daha kibar bir şekilde nasıl anlatırım bilemiyorum. (Haberin detaylarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.) Çocukların evde düzgün bir şekilde eğitilip davranışlarını düzeltmeden önce velilerin eğitilmesi gerektiğini bu haberle daha iyi anlamış olduk.

Ebeveynlerin Davranışları

Tabii ki dışarıdaki etkenlerden önce aile üyelerinin davranışlarının çok büyük bir önem arz ettiği aşikar. Özellikle Ali’nin babasının ona davranışı, onu evlatlıktan reddedişi ve onu yetimhanede büyümeye terk etmesi Ali’nin ilişkilerinde güven problemi yaşamasına neden olmaktadır. Ebeveynlerin davranışlarının otizmli bireyler üzerindeki etkisini Ali Vefa’nın babasıyla yüzleştiği sahnede Taner Ölmez’in harika performansı çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Buraya tıklayarak sahneyi izleyebilirsiniz. Ali’nin babasına sarf ettiği o söz aslında her şeyi çok iyi özetliyor.

“Sen benim bu hayattaki en korktuğum şeysin.”

Sadece kötü örnekleri ele alarak açıklamak olmaz. Ogün Sanlısoy, otizmli oğlu ile söylediği “Yağmur Çocuk” adlı şarkıyla farkındalık yaratmıştı. Hatta şarkıdan elde edilecek tüm gelir otizmli çocukların eğitim hakları için kullanılacağı dile getirmişlerdi (Haberin detaylarını buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz). Ayrıca, Özgün olarak tanıdığımız ünlü şarkıcı Özgün Uğurlu, iyi örneklerin başını çekmektedir. Özgün, down sendromlu çocuğu dünyaya geldiği ilk andan beri yaptığı açıklamalarla gönülleri fethetmişti. Bu duruma bakış açısını onun kalemiyle okumanızı tavsiye ederim. Geçen yıl otizm farkındalık gününde yapmış olduğu paylaşıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İlişkilerde Uyum Sorunu

Otozmli bir bireyin nasıl ilişkisi olabilir diye düşünüyor olabilirsiniz. Ali Vefa üzerinden bunu açıklamak gerekirse, kendisine dokunulmasını ve yakın teması sevmeyen biri olduğunu biliyoruz. Peki, bu bir ilişki yaşamasına engel mi? Doktor Nazlı ile dokunmadan yaptıkları dans, bence dizi tarihinin en etkileyici ve anlamlı sahnelerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bu sahneyi izlemediyseniz buraya tıklayarak mutlaka izlemelisiniz.

“Dokunmak yok!”

Mucize Doktor’u fırsat buldukça izlemeye çalışıyorum ancak dizi doktorluktan daha çok kişisel ilişkileri ele almaya başladığından beri daha az izler oldum. Yine de herkesin dizilerden beklentisi farklı olduğu için fırsat buldukça Mucize Doktor’u izleyin, izletin.

Neyi Yanlış Yapıyoruz?

Daha önce Neyi Yanlış Yapıyoruz? diye yazmış olduğum yazımdan bir alıntıyla bu yazımı bitirmek istiyorum.

Bugün sosyal medyada paylaşım yaptıktan sonra yarın yine her şeyi unutup hayatımıza devam edenlerden olmayalım. Bu insanları anlamaya çalışalım. Onlara acıma duygusu ile yaklaşmayalım. Çünkü bu insanların bizim acıma duygumuza ihtiyaçları yok. Onlara baktığımızda suratımızı hüzün kaplamasın.  Bu insanlar sadece “sıradan” olmak istiyorlar. Bizim o beğenmediğimiz “sıradan hayatı” yaşamak  için savaş veriyorlar. Bu savaşta onların karşısında değil, yanlarında olalım.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kutlu olsun!